facebook    twitter

Üye Giriş Formu



Ara

Yayınlarımız

İş Hukukunda Gündem Gazetesi

Gazeteye Abone
Olmak İçin Tıklayınız

basindabiz

İş Birliği Yaptığımız Kuruluşlar



İş ve İşe İade Davaları Mevsimlik İşçinin İşe İade Talebi Mahkemece Reddedildi!
Mevsimlik İşçinin İşe İade Talebi Mahkemece Reddedildi!
Yazar İŞHUKUKU ENSTİTÜSÜ   

Yargıtay 9'uncu Hukuk Dairesi 12.06.2007 tarihli, 2007/8472 E. 2007/18732 K. sayılı kararı ile mevsimlik işçinin açtığı işe iade davasında davalı işveren tarafından her yıl sözleşme askıya alındığı için işçinin işe iade isteğinin reddinin gerektiği yönünde bir karar verdi. 

Karara konu olan olayda davacı; feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istedi. Davacının davalıya ait işyerinde mevsimlik işçi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin belli aralıklarla askıya alınıp tekrar başlatıldığı, davacı tarafından fesih olarak değerlendirilen ve bu davanın konusu yapılan askıya alma işleminden bir süre sonra davacının tekrar işe başlatıldığı anlaşıldı. Mevcut olgulara göre davalı işverence iş sözleşmesi feshedilmemiş olup, her yıl yapıldığı gibi askıya alınmış olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği yüksek mahkeme tarafından tespit edilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlıklar davalı işyerinde yapılan işin mevsimlik iş olup olmadığı, davacının iş güvencesi kapsamında bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Çalışmanın yılın sadece belli bir döneminde sürdürüldüğü veya tüm yıl boyunca çalışılmakla birlikte yılın belirli dönemlerinde yoğunlaştığı işyerlerinde yapılan işler mevsimlik iş olarak tanımlanabilir. Söz konusu dönemler işin niteliğine göre uzun veya kısa olabilir. Her zaman, aynı miktarda işçi çalıştırmaya elverişli olmayan ve işyerinde yürütülen faaliyetin niteliğine göre işçilerin her yıl belirli sürelerde yoğun olarak çalıştıkları ve fakat yılın arta kalan döneminde iş sözleşmelerinin ertesi yılın faaliyet dönemi başına kadar askıya alındığı bu işlerin özelliği, yılın belirli bir döneminde periyodik, düzenli olarak tekrarlanması oluşturur. Mevsimlik iş sözleşmeleri 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11. maddesindeki hükümlere uygun olarak, belirli süreli yapılabileceği gibi belirsiz süreli olarak da yapılabilecektir. Tek bir mevsim için yapılmış belirli süreli iş sözleşmesi, mevsimin bitimi ile kendiliğinden sona erer ve bu durumda işçi ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamaz. 

Buna karşılık, işçi ile işveren arasında mevsimlik bir işte belirli süreli iş sözleşmesi yapılmış ve izleyen yıllarda da zincirleme mevsimlik iş sözleşmelerle çalışılmışsa iş sözleşmesi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11/son maddesi uyarınca belirsiz süreli nitelik kazanacaktır. Mevsimlik iş sözleşmeleri tarafların karşılıklı anlaşmasıyla, belirli süreli yapılmışsa sürenin sona ermesi ile işçinin ölümü ile iş sözleşmesinin sona ermesinden önce feshi ihbarla sona erer. Mevsim bitimi ile askıya alman iş sözleşmesi, tarafların fesih iradesi yok ise, feshedilmiş olmaz. 

Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olamadan davalı işverence feshedildiğini öne sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılamama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşa geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir. Davalı işveren savunmasında davacının mevsimlik işçi statüsünde ihtiyaç duyulan hizmetlerde işe davet edilip iş ve ödenek durumuna göre çalıştırıldığını, iş sözleşmesinin önceki uygulamalar gibi feshedilmeyip askıya alındığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 

Yerel mahkemece iş sözleşmesinin davalı işverence 14.4.2006 tarihinde feshedildiği ve 01.06.2006 tarihinde iş başı yaptırıldığı gerekçesiyle işe başlatılma isteği ve işe başlatmama tazminatı konusunda karar verilmesine yer olmadığına, boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının verilmesi gerektiği gibi bizce yanlış bir karar verilmiştir. 

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından bizce yerinde olarak davacının davalıya ait işyerinde mevsimlik işçi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin belli aralıklarla askıya alınıp tekrar işe başlatıldığı, davacı tarafından fesih olarak nitelendirilen ve olayımızdaki dava konusu yapılan askıya alma işleminden bir süre sonra davacının tekrar işe başlatıldığı tespit edilmiştir. Mahkemenin tespitine göre davalı işverence iş sözleşmesinin feshedilmemiş olup, her yıl yapıldığı gibi askıya alınmış olunduğu ve bu nedenle davanın reddi gerekirken yerel mahkeme tarafından davanın reddi yerine boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının hüküm altına alınması kararının Yüksek Mahkeme tarafından İş Kanunu’nun 20/3. maddesi gereğince bozulması bizce son derece yerinde bir karar olmuştur.

 

İş Hukukuyla İlgili Linkler