facebook    twitter

Üye Giriş Formu



Ara

Yayınlarımız

İş Hukukunda Gündem Gazetesi

Gazeteye Abone
Olmak İçin Tıklayınız

basindabiz

İş Birliği Yaptığımız Kuruluşlar



Mevzuat Kararlar FAZLA MESAİDE İSPAT YÖNTEMİ, BORDROLAR VE FAZLA ÇALIŞMA HESABI
FAZLA MESAİDE İSPAT YÖNTEMİ, BORDROLAR VE FAZLA ÇALIŞMA HESABI
Yazar İŞHUKUKU ENSTİTÜSÜ   

İşçinin fazla mesai yapıp yapmadığı imzalı ücret hesap pusulalarından anlaşılıyorsa işçi bunun aksini tanık beyanı ile değil ancak yazılı delille ispatlayabilir. Konuya ilişkin Yargıtay kararı incelemesi için yazının devamını okuyabilirsiniz.

YARGITAY KARARI:


Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’nin 25.02.2010 tarihli 2008/22509 E., 2010/4902 K. sayılı kararında fazla mesai ile ilgili oldukça geniş yorumlar yaparak bir takım ilkelerini tekrarlamıştır.

Yargıtay’ın ilgili kararına göre; fazla çalışma yapıldığını ispatlamakla yükümlü olan davacı işçi bu yükümlülüğünde her türlü delili kullanabilir, tanık anlatımları yanında herkesçe bilinen vakıalar da dikkate alınabilir.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus şudur ki; “İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma görünüyor ise, işçinin daha fazla ‘fazla çalışma’ yaptığını ileri sürmesi mümkün değildir. İmzası olmasa da banka ödemeleriyle bordro tahakkuklarının örtüşmesi halinde imzalı bordro bulunduğu kabul edilmelidir.”

Bunun yanı sıra, bordroyu ihtirazi kayıtla imzalamış olan işçi, bordronun doğru olmadığını ancak yazılı delil ile kanıtlayabilir. Bu da Yargıtay’ın daha önce de vurgulamış olduğu mevcut bordronun aksini ispat eden tarafın bunun aksini ancak yazılı delille ispatlayabileceği görüşünün devamıdır ki bu da genel ispat kurallarına uygun olanıdır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararında da sıkça vurgulandığı üzere işyerini sevk ve idare yetkisi olan üst düzey yöneticinin fazla mesai ücretine hak kazanmayacağına dair görüşünü tekrarlamıştır. İşyerinde yüksek ücret alan üst düzey yöneticiye işveren tarafından açık bir talimat verilmemişse fazla çalışma ücretinden söz edilemez. Ancak işyerinde en üst düzeyde çalışan ve üstünde amir olmayan işçinin fazla mesai talep edebilmesi ise hiçbir şart altında mümkün değildir.

Uygulamada fazla mesainin en tartışmalı olduğu alanlardan biri prim ile çalışan satış temsilcilerinin çalışma alanıdır. Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Belirli bir hedefe göre primle çalışan satış temsilcilerine ödenen primin fazla mesaileri karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerekir.

İş sözleşmelerinde yer alan fazla çalışma ücretlerinin aylık ücrete dahil olduğuna dair düzenlemeler de Yargıtay’a göre dar yorumlanmalıdır. 4857 sayılı İş Kanunu’nda da düzenlenen 270 saatlik çalışma süresine uygun olarak yapılan düzenlemeler ile kabul edilmelidir. Zira Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da bu husus sıklıkla yer almaktadır. 

İşyerinde denkleştirme çalışması yapılması halinde ya da farklı mesai uygulamalarında işçinin günlük çalışmasının 11 saati geçmesi halinde, haftalık toplam çalışma süresi 45 saati geçmese dahi, fazladan çalışılan zamanın fazla mesai sayılması gerekmektedir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2010/4902 K. sayılı kararının vurguladığı en önemli hususlardan biri ise mahkemeler tarafından karar tesis edilirken itibar edilen tanık beyanlarına ilişkindir. Yargıtay, bu kararı ile “ İşyeri düzenini bilmeyen tanıkların anlatımlarına itibar edilemez.” diyerek işyeri dışından dinlenecek tanıkların ifadeleri üzerine fazla mesaiye hükmedilemeyeceğini de karar bağlamış olmaktadır.

Bu kararda son olarak da fazla mesai hesaplanırken ara dinlenmelerin her ne ad veya nitelikte olursa olsun çalışma sürelerinden düşülmesi gerektiği beyan edilmiştir. Özellikle yemek molası dışında düzenli çay molaları veren işyerlerinde yapılan fazla mesailerin hesaplanmasında bu sürelerin çalışma saatlerinden düşülmesi oldukça önemlidir.

Fazla mesai konusunda birçok değerlendirme yapılan bu kararın son kısmında ise hakkaniyet indirimi ile ilgili açıklamalarda bulunulmuştur. Fazla mesailerin uzun bir süre için hesaplanması ve miktarının yüksek olması halinde Yargıtay’ca son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı bir uygulama halini almıştır. Yargıtay’a göre; her ne kadar fazla mesai ücretlerinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğine dair yasal bir düzenleme olmasa da bir işçinin günlük normal çalışma süresinin üzerinde sürekli olarak fazla çalışma yapması hayatın olağan akışına aykırı olmakla birlikte; hastalık, mazeret gibi sebeplerle çalışmadığı günler olması da kaçınılmazdır. Bütün bu durumlar göz önüne alındığında fazla çalışma ücretinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kabul edilmelidir.

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’nin 25.02.2010 tarihli 2008/22509 E., 2010/4902 K. sayılı kararı yukarıda yaptığımız açıklamalardan da anlaşılabileceği üzere fazla mesai açısından Yargıtay tarafından yapılan değerlendirme ve açıklamaları genel olarak kapsayan bir ilke kararı niteliğindedir.

 

İş Hukukuyla İlgili Linkler