facebook    twitter

Üye Giriş Formu



Ara

Yayınlarımız

İş Hukukunda Gündem Gazetesi

Gazeteye Abone
Olmak İçin Tıklayınız

basindabiz

İş Birliği Yaptığımız Kuruluşlar



İş Hukuku Uygulamaları İş Kanununda Düzenlenen Diğer İzinler
Davacının Alacağının Doğduğu Tarihte Zaman Aşımına Uğramamış Davalı Alacağının Takas Yoluyla İleri Sürülebilirliği
Yazar Alper Çekmeceligil   

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2007/ 15365 E. 2007/ 15665 K. ve 21.05.2007 tarihli kararında davacının alacağının doğduğu tarihte henüz zamanaşımına uğramamış olan davalı taraf alacağının sonradan zamanaşımına uğrasa bile takas yoluyla karşı alacak olarak ileri sürülebileceğine hükmetmiştir.

İncelememize konu olan davada, davacı fark kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme tarafından istek kısmen kabul edilmiştir. Mahkemece verilen hüküm süresinde davalı vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmiş, HMUK 438. Madde gereğince davalı vekilinin duruşma isteği reddedilmiş ve inceleme dosya üzerinden yapılarak Yargıtay tarafından bozma kararı verilmiştir.

Davacı, davalı belediyede işçi olarak çalışmakta iken emekliye ayrıldığını, emekli olurken SSK’ya askerlik borçlanması yaptığını, işveren tarafından askerlik borçlanmasına ait kıdem tazminatının emeklilikle birlikte ödenmediğini ileri sürerek fark kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.

Davalı işveren cevabında; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacıya müvekkili tarafından emeklilik talebine rağmen haksız olarak ihbar tazminatı ödendiğini, esasa girilmesi halinde ödenen ihbar tazminatının davacı işçi açısından sebepsiz zenginleşme sonucunu doğuracağından ödenen ihbar tazminatının talep edilen kıdem tazminatı miktarından takas ve mahsubunu talep etmiştir.

Yerel mahkemece, kıdem tazminatının 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davalının zamanaşımı defi yerinde olmadığı, davalı belediyenin 5 yıl önce davacıya yaptığı ödemenin davacı işçi açısından sebepsiz zenginleşme sonucunu doğuracağına dayalı takas mahsup talebinin bir yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, davacı vekilinin de süresinde yaptığı zamanaşımı itirazı uyarınca takas mahsup talebinin reddiyle, ihbar öneli içinde ve ihbar tazminatı ödenmeden önce Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan emeklilik talebinde bulunan davacının talebinin kabulü ile fark kıdem tazminatı alacağı hüküm altına alınmıştır.

Davacı tarafından açılan söz konusu alacak davası tarihine göre davalı işverenin talep ettiği alacağı zamanaşımına uğramış ise de Borçlar Kanunun 118/3 maddesi zamanaşımına uğramış alacak konusunda istisna bir hüküm getirmiştir. Borçlar Kanunun 118/3. maddesinde; Davacının alacağının doğduğu tarihte henüz zamanaşımına uğramamış davalı tarafın alacağı sonradan zamanaşımına uğrasa bile, takas yoluyla dermeyan edilebilmesine imkan tanınmıştır.
İncelemeye konu dava konusu olayımızda da; davacının dava konusu ettiği alacak gibi, davalının takas talep ettiği alacağı da muaccel bir alacaktır. Davacı alacağının doğduğu tarihte, muaccel olan davalı alacağı zamanaşımına uğramamıştır.

Bu durumda Borçlar Kanunu’nun 118/3 maddesine göre, davalı alacağının, davacının davaya konu ettiği alacak miktarını karşılayacak kadar kısmın takas ve mahsubunun yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yerel mahkemece gerekçeli kararda yazılı olduğu şekilde kabul edilmesi Yargıtay tarafından hatalı kabul edilmiş ve hüküm haklı olarak bozulmuştur.

 

İş Hukukuyla İlgili Linkler