facebook    twitter

Üye Giriş Formu



Ara

Yayınlarımız

İş Hukukunda Gündem Gazetesi

Gazeteye Abone
Olmak İçin Tıklayınız

basindabiz

İş Birliği Yaptığımız Kuruluşlar



Mevzuat Kararlar İş Kazalarında Kaçınılamazlık Kriterleri
İş Kazalarında Kaçınılamazlık Kriterleri
Yazar İŞHUKUKU ENSTİTÜSÜ   

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2006/2162 E., 2005/3880 K. Sayılı kararı ile işverenin gerekli güvenlik önlemlerini almadığı durumlarda kaçınılmazlıktan söz edilemeyeceğine karar vermiştir. Davacı , iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Zararlandırıcı olaya maruz kalan işçi olay günü işyerinde çalışırken iş kazası sonucu % 41.2 oranında meslek kazanma gücünü yitirmiştir.

İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işveren , işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu iş kanununun 77. Maddesinin açık buyruğudur.

Hükme esas alınan 09.07.2004 tarihli bilirkişi raporunda olayda işverenin % 60 oranında kusurlu olduğu % 40 oranında da kaçınılmazlık bulunduğu belirtilmiştir.

Oysa hükme dayanak alınan bilirkişiler iş kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzügünün ilgili maddelerini incelemek sureti ile işverenin işyerinde alması gereken önlemlerin neler olduğu , hangi önlemleri aldığı , hangi önlemleri almadığı , alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek sureti ile kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptamadıkları anlaşılmaktadır.

Öte yandan bu tür iş kazası olaylarında kaçınılmazlık veya kötü tesadüften bahsedebilmek için işçi ve işverenin olayın olmaması için alabilecekleri tüm önlemleri aldıktan sonra işin doğası gereği kendiliğinden veya doğa güçleri gibi beklenmeyen etkiler nedeniyle ortaya çıkan birtakım olumsuzlukların bulunması gerekir. Kısacası kaçınılmazlık işin doğasından kaynaklanır. Önlenemez ve beklenmedik olaydır. Önlem almak sureti ile önüne geçilebilecek olaylarda kaçınılmazlıktan söz edilemez somut olayda da işveren yeterli önlemleri alırsa , kazalı yeterli dikkat ve özeni gösterse olay önlenebilirdi. O halde kaçınılmazlıktan söz edilemez.

Hal böyle olunca kusur raporunun iş kanununun 77. Maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Mahkemece yapılacak işi işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman, bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve bilgilerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde , tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA , temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 18.04.2005 gününde karar verildi.

İNCELEME

1- HUKUKU SORUN

Yargıtay’ın kararına konu olan olayda , işverene bağlı sigortalı çalışan işçinin iş kazası sonucunda % 41.2 oranında maluliyete sahip olması sözkonusu olmuştur.Davacı,açtığı davada işverenin bu kazada dolayı maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Bu olayda inceleme konusu, işverenin meydana gelen iş kazası sonucunda doğan sorumluluğunun ölçüsü ve kaçınılmazlık ilkesinin işverenin sorumluluğuna olan etkisi oluşturur. İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararda 09.07.2004 tarihinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda işverenin %60 oranında kusurlu olduğu ve %40 oranında ise kaçınılmazlık bulunduğu belirtilmiştir. Yargıtay ise, yapmış olduğu inceleme sonucunda, 09.07.2004 tarihinde bilirkişilerce hazırlanan kusur raporunun hükme dayanak olacak nitelikte bulunmadığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararı bozmuştur.

Yargıtay yapılan incelemede özellikle iş kazalarında işverenin gerekli güvenlik önlemleri almasını düzenleyen iş Kanunun 77. maddesine yer vermiştir. iş kazası dolayısıyla işverenin iş Kanunu m. 77 uyarınca; işyerinde işçilerin sağlığı ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmak yükümlülüğü vardır. Oysa Yargıtay tarafından yapılan inceleme sonucunda, iş Kanunu’nun77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle işverenin işyerinde olması gereken önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup, uymadığı gibi hususlar incelenmek sureti ile kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptamadıkları anlaşılmıştır.Aynı zamanda Yargıtay,  kararında kaçınılmazlık  ve kötü tesadüf kavramlarını tanımlamıştır. Yargıtay’ın vermiş olduğu tanım uyarınca, bu tür iş kazası olaylarında kaçınılmazlık ve kötü tesadüften bahsedebilmek için, işçi ve işverenin olayın olmaması için alabilecekleri tüm önlemleri aldıktan sonra, işin doğası gereği kendiliğinden veya doğa güçleri gibi beklenmeyen etkiler sebebi ile ortaya çıkan bir takım olumsuzlukların bulunması gerekmektedir. Kısacası, kaçınılmazlık işin doğasından kaynaklanmaktadır. Yargıtay vermiş olduğu kararında, önlem almak sureti ile önüne geçilebilecek olaylarda kaçınılmazlıktan söz edilemeyeceğine değindikten sonra, somut olayda da işverenin yeterli önlemleri almadığına ve kazalının yeterli dikkat ve özeni göstermediğini ve bu sebeple kaçınılmazlıktan söz edilemeyeceğini dile getirmiştir.

Yargıtay, kararında ‘kaçınılmazlık’ kavramını bu şekilde tanımladıktan sonra, kusur raporunun iş Kanunu 77. maddesinin öngördüğü hususları içermemesi sebebi ile ve somut olayda kaçınılmazlığın bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararı bozmuştur.

Türk hukukunda iş kazasını tanımlayan bir madde yoktur. Ancak doktrinde çeşitli tanımlar yapılmıştır. Bu tanımlamalara göre iş kazası, sigortalıyı işverenin otoritesi altında bulunduğu sırada gördüğü iş veya işin gereği dolayısıyla aniden ve dıştan gelen bir etkiyle bedensel veya ruhsal anlamda zarara uğratan olaydır. Sözkonusu olayda da işçinin  başına iş kazası gelmiştir.

2.DEĞERLENDİRME

işverenin hukuki sorumluluğunun doğması için Yargıtay yapılan iş ile zarar verici olay arasında nedensellik bağını aramaktadır. Yargıtay, işverenin sorumluluğunun risk esasına dayandığını kabul etmekte, anca kolayda zorlayıcı neden, zarar görenin veya üçüncü kişinin tam kusurlu olması halinde nedensellik başının kesildiğine karar vererek işvereni sorumlu tutmamaktadır. Üçüncü kişinin ya da zarar görenin kusuru nedensellik başını kesmeyecek ölçüde ise, işverenin sorumluluğu kabul edilmekte, ancak bu nedenlerin zarara etkileri göz önünde tutularak mahkeme tarafından indirim yapılmaktadır.

Illiyet bağını kesen sebepler, mücbir sebep, zarar görenin kusuru, üçüncü kişinin kusuru olmak üzere üçe ayrılır. Burada incelenmesi gereken  mücbir sebeptir. Mücbir sebep, sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranşı normunun veya borcun ihlaline, mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır.

Borçlar Hukukunda, kaçınılmazlık ilkesi, mücbir sebep unsurları içerisinde değerlendirilmiştir. iş Hukukunda ise, kaçınılmazlık ilkesi daha geniş bir anlamda değerlendirilmiş ve iş kazalarında işverenin meydana gelen zarar ile arasındaki illiyet başını kesen sebeplerden birisi olarak değerlendirilmiştir. Ancak yine de Borçlar Hukukunda ve iş Hukukunda kaçınılmazlık ilkesi aynı hukuki işleve sahiptir. Bu işlev ise, kaçınılmazlık ilkesinin bulunması halinde iş kazası ve meydana gelen zarar arasındaki uygun illiyet başının kesilmesidir.

3.SONUÇ

Sonuç olarak işverenin , iş Kanunu’nun 77. Maddesi gereğince işyerinde işçilerinin sağlığını korumak ve işyerinin güvenliğini sağlamak için gerekli bütün önlemleri alması gerekmektedir. Ancak bu şekilde kendisinden beklenen dikkat ve özeni gösteren ve işçiyi gözetme borcunu yerine getiren işverenin iş kazasından dolayı sorumlu olması durumu sökonusu olamaz .Zira, burada kaçınılmazlık ilkesi ,uygun nedensellik başını kesen sebeplerden birisi olması nedeni ile işverenin iş kazasından doğan sorumluluğu ortadan kalkmaktadır. iş Hukukunda düzenlenen kaçınılmazlık ilkesi  bu anlamda Borçlar Hukukunda yer alan  kaçınılmazlık ilkesi  ile aynı hukuki işlevi görmektedir. Bu hukuki işlev ise söz konusu olay ile meydana gelen zarar arasındaki uygun illiyet bağının kesilmesidir. Ancak Yargıtay’ın haklı olarak uyguladığı gibi, işverenin bu halde bile hakkaniyet ilkesi gereğince belli bir tazminata hükmedilmesi kanaatimce yerindedir. Bu uygulama iş sözleşmesinde daha kuvvetli durumda olan işveren ile işverenin talimatlarını yerine getiren yani onun emirlerini uygulayan işçi arasındaki dengeyi sağlamaktadır.

Yargıtay sözkonusu olayla ilgili vermiş olduğu kararında önlem alma yolu ile önüne geçilebilecek durumlara kaçınılmazlıktan bahsedilemeyeceğine değindikten sonra , somut olayda da işverenin yeterli önlemi almadığına ve kazaya uğrayanın yeterli dikkati ve özeni göstermediğini ve bu nedenle kaçınılmazlıktan söz edilemeyeceğinden bahsetmiştir. Yargıtay’ın vermiş olduğu karara katılmaktayım.

 

İş Hukukuyla İlgili Linkler